KCK: Apo'nun statüsü belli olmalı

May 5, 2026 - 16:56
 0
KCK: Apo'nun statüsü belli olmalı

KCK, fesih ve silah bırakma kararının yıldönümünde yaptığı açıklamada İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan'a 'statü verilmesi' ve hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu ile KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Sozdar Avesta, PKK'nin fesih ve silah bırakma kararının 1. yılında Irak'ın kuzeyindeki 'Medya Savunma Alanları'nda basın açıklaması yaptı.

Açıklamanın Kürtçe metnini Sozdar Avesta, Türkçe metnini ise Mustafa Karasu okudu. Karasu, 1 yıl içerisinde 'PKK tarafından birçok adım atıldığını ve çözüm iradesinin açıkça beyan edildiği halde iktidar tarafından ciddi adımların atılmadığı ve süreçte ciddi ilerlemenin olmadığı' ifade edildi.

'BİR TIKANMA YOK DEMESİ DURUMU İFADE ETMİYOR'

Basın açıklamasında iktidarın, 'sürecin ilerlemesini sağlayacak gerekli yasal adımları halen atmadığı' belirtildi.
Karasu'nun yaptığı açıklamada, Öcalan'a 'statü verilmesi' ile birlikte çalışma koşullarının iyileştirilmesinin ardından 'sürecin ilerlemesinden söz edilebileceği ifade edildi.

Kürt sorununa 'doğru yaklaşılmadığı' belirtilan açıklamada, 'Bu gerçeklik ortadayken, meclis başkanı ve AKP'li yetkililerin süreç ilerliyor, bir tıkanma yok, demesi mevcut durumu ifade etmemektedir' denildi.

Açıklamada öne çıkan başlıklar şöyle:

'Biz, demokratik siyasal çözüm için Kürt kamuoyunu hazırlama ve Türkiye halklarına olumlu mesajlar verme konusunda hassas davranırken, bazı iktidar sözcüleri ve iktidara yakın basın, bırakalım kamuoyunu hazırlamayı, aksine kamuoyunda olumsuz algılar yaratan bir tutum içinde olmuşlardır. Muhalefete olumsuz yaklaşım da toplumsal desteğin artmasının önüne geçmiştir.

'KOMİSYON RAPORU BİLE PRATİKLEŞMEMİŞTİR'

Mecliste oluşan komisyonu olumlu gördük. Ancak rapor hazırlama sürecinin zamana yayılması ve kamuoyunu hazırlama konusunda yetersizliklerin yaşanması iyi olmamıştır. Önderliğimizle, esas muhatap ve çözümün tarafı olmasına rağmen komisyon tarafından sadece bir defa görüşülmüştür. Meclis komisyonu sonuçta önemli eksiklikleri olsa da pratikleştiğinde olumlu etkileri olacak bir rapor hazırlamıştır. Ancak rapordaki anlayış ve öneriler hala pratikleşmemiştir. Bu da iktidarın barış ve demokratik toplum sürecine samimi ve doğru yaklaşmadığı izlenimini yaratmaktadır.

ÖCALAN İÇİN 'RESMİ MUHATAP' MESAJI

27 Şubat 2025'te Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yaparak bu süreci başlatan ve hızlandıran Rêber Apo olmuştur. Rêber Apo Türkiye ile Kürt halkı arasında yüz yıllık gerilim ve çatışma döneminin bitirilerek Demokratik Entegrasyonla Kürt sorununun çözüldüğü demokratik bir cumhuriyeti arzulamaktadır. Amacı da çabası da bu yönlüdür. Ancak böyle bir amacın gerçekleşmesinde rolünü oynaması için resmi muhatap alınması gerekir. Böylece devletin Kürt sorununun çözümü konusunda bir irade sahibi olduğu anlaşılır. Gerçek bir çözüm sürecine Rêber Apo'nun yasal muhataplığının statüsünün belirlenmesiyle girilmiş olur.

'STATÜSÜ TANINMALI'

Rêber Apo yapılan görüşmelerin ve ifade edilen söylemlerin anlamlı ve sonuç alıcı olması açısından statüsünün belirlenmesini defalarca ifade etmiştir. Yasal ve siyasi konumu belli olarak çeşitli kesimlerle görüşebilirse o zaman Rêber Apo rolünü sonuç alıcı biçimde oynar. Yoksa zaman zaman bir heyetle yaptığı görüşmelerle Rêber Apo gerçek rolünü oynayamaz; rolünü oynaması da beklenemez.

'MEVCUT DURUMU İFADE ETMİYOR'

Kürt sorunu gibi Türkiye'nin temel sorununun birinci dereceden muhatabı olan Rêber Apo'nun mevcut konumda bulunması 100 yıllık soruna ve çözümüne, doğru yaklaşılmadığını gösterir. Bu gerçeklik ortadayken, meclis başkanı ve AKP'li yetkililerin süreç ilerliyor, bir tıkanma yok, demesi mevcut durumu ifade etmemektedir. Ne zaman Rêber Apo'nun statüsü belli olur ve özgür çalışır koşullara kavuşursa o zaman sürecin ilerlemesinden söz edebiliriz. Kürt halkı ve demokratik kamuoyu da bu durumda sürecin ilerlediğine inanır ve sürece destek hızlı biçimde artar.

'SÜRECİN YÜRÜTÜCÜSÜ ÖNDER APO'DUR'

Biz, Kürt Özgürlük Hareketi olarak PKK'nin feshedildiği ve Türkiye'ye karşı silahlı mücadelenin sonlandırıldığı kongrede barış ve demokratik toplum sürecinin Rêber Apo tarafından yürütülmesi kararı aldık. Başmüzakereci ve bu sürecin yürütücüsü Rêber Apo'dur. Bu gerçeklik dikkate alınarak Rêber Apo'nun temel muhatap olarak siyasi konumunun belli olması ve özgür çalışır koşullara kavuşması gerekir. Bu süreç ancak böyle doğru yürütülür ve sonuca ulaştırılır. Biz üzerimize düşeni dünyada hiçbir kesimin beklemediği düzeyde yaptık. Artık barış ve demokratik toplum sürecinin sonuca gitmesi için Rêber Apo'nun statüsünün belirlenmesi, yasal ve hukuki adımların atılması gerekmektedir. Halkımızın da demokratik güçlerin de bizlerin de beklentisi bu yöndedir.'